16.01.2026
5G teknolojisi, telekomünikasyon dünyasında sadece bir hız artışı değil, aynı zamanda kapasite ve güvenilirlik açısından devrim niteliğinde bir sıçramayı temsil ediyor. Ancak bu teknolojinin vaat ettiği yüksek veri hızlarına (multi-Gbps) ve ultra düşük gecikme sürelerine ulaşmak, standart elektronik malzemelerle mümkün değildir. 5G'nin bel kemiğini oluşturan yüksek frekanslı milimetre dalgaları (mmWave), malzeme biliminde yeni bir standardı zorunlu kılıyor: Düşük Kayıplı Dielektrik Malzemeler.
16.01.2026
Manyeto-Reolojik (MR) sıvı, dışarıdan bakıldığında koyu gri, yoğun kıvamlı bir yağa benzer. Ancak bu sıradan bir yağ değildir. Bir manyetik alana maruz kaldığında, saniyenin binde biri kadar kısa bir sürede (milisaniye) sıvı halden neredeyse katı (balmumu veya kil kıvamı) bir hale geçebilir. Manyetik alan kalktığında ise anında tekrar sıvılaşır.
16.01.2026
Fotokromik (Photochromic) kelimesi, Yunanca "photos" (ışık) ve "chroma" (renk) kelimelerinden gelir. Yani "ışıkla renklenen" demektir. Bu camlar, ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kaldığında kararır, UV kaynağı kesildiğinde ise tekrar şeffaf hale gelir.
16.01.2026
Yunanca "thermos" (ısı) ve "chroma" (renk) kelimelerinin birleşiminden türetilen termokromik malzemeler, sıcaklık değişimlerine tepki olarak moleküler yapısını ve dolayısıyla ışığı yansıtma şeklini değiştiren akıllı maddelerdir.
16.01.2026
Elektronik dünyasında bir kural vardır: Performans arttıkça ısı artar. Bu yüzden devre kartları ve yalıtkanlar yüksek ısıya dayanmalıdır. Yıllarca bu işi, uzay mekiği kaplamalarından laptop içindeki turuncu şerit kablolara kadar her yerde gördüğümüz "Kapton" bantlar, yani klasik Poliimidler yaptı.
16.01.2026
Eski tip televizyonlarda renkler genellikle soluktu ve siyahlar griye çalıyordu. Standart LED televizyonlar bu durumu biraz düzeltti ancak mükemmellikten uzaktı. Sorun, ışık kaynağının (arka aydınlatmanın) saflığıydı. İşte Kuantum Noktalar, tam bu sorunu çözmek için geliştirildi.
16.01.2026
1959 yılında ABD Deniz Kuvvetleri Laboratuvarı'nda (Naval Ordnance Laboratory) çalışan mühendisler, füze burun konileri için ısıya dayanıklı malzeme ararken tesadüfen bir şey keşfettiler. Nikel ve Titanyum karışımı bir metal, ısıtıldığında eski şekline geri dönüyordu. Bu alaşıma, elementlerin ve laboratuvarın baş harflerinden oluşan NiTiNOL (Nickel Titanium Naval Ordnance Laboratory) adı verildi.
16.01.2026
1980'lerden beri elektronik dünyasının kralı Silikon (Si) idi. Transistörler, çipler ve şarj aletleri hep silikon tabanlıydı. Ancak silikon, fiziksel sınırlarına ulaştı. Elektriği iletme ve ısıya dayanma konusunda artık daha ileri gidemiyordu. İşte bu noktada sahneye, "Geniş Bant Aralıklı" (Wide Bandgap) bir malzeme olan Galyum Nitrür çıktı.
16.01.2026
Teknoloji dünyası genellikle yazılımlar, uygulamalar ve yapay zeka ile ön plandadır. Ancak tüm bu sanal dünyanın çalışabilmesi için fiziksel bir zemine ihtiyacı vardır. O zemin, yarı iletkenlerdir. Yarı iletkenlerin kralı ise Silikondur.
16.01.2026
Bir mühendis yeni bir metal alaşımı veya nano-parçacık ürettiğinde, çıplak gözle baktığında gördüğü şey genellikle sadece gri bir tozdur. Ancak o tozun içinde, malzemenin kaderini belirleyen milyarlarca atomluk bir dünya saklıdır. Atomların nasıl dizildiği, yüzeyin ne kadar pürüzlü olduğu veya içinde hangi elementlerin bulunduğu, malzemenin uçak kanadı mı olacağını yoksa çöpe mi gideceğini belirler.