
Talaşlı imalat atölyelerinde veya büyük CNC tesislerinde, Pazartesi sabahları iş başı yapıldığında ortamı kaplayan o ağır, çürük yumurta kokusu tanıdık geliyor mu? Bu koku, sadece rahatsız edici bir durum değil, aynı zamanda üretim sürecinizde ters giden bir şeylerin, yani kontrolsüz bakteri üremesinin habercisidir.
Metal işleme sıvıları (MWF), üretim verimliliği için vazgeçilmezdir; ancak doğru korunmadıklarında mikroorganizmalar için mükemmel bir besiyerine dönüşürler. Bu yazıda, metal işleme sıvılarının ömrünü uzatan ve sağlığını koruyan Bakterisit Katkıların (Biyositlerin) kritik rolünü inceliyoruz.
Suyla karışabilen metal işleme sıvıları (özellikle bor yağları), yapıları gereği bakteri ve mantar üremesi için elverişli ortamlardır. Bunun üç temel sebebi vardır:
Besin Kaynağı: Sıvı içindeki yağlar, emülgatörler ve katkı maddeleri bakteriler için zengin bir karbon kaynağıdır.
Ortam: Ilık sıcaklık ve sürekli havalanma, aerobik (oksijenli) ve anaerobik (oksijensiz) bakterilerin hızla çoğalmasını sağlar.
Dış Etkenler: İş parçalarından gelen kir, operatör teması ve makine yağları sisteme sürekli bakteri taşır.
Bakteriler kontrol altına alınmazsa; emülsiyonu parçalar (faz ayrışması), pH değerini düşürür ve sıvının yağlama özelliğini kaybetmesine neden olur. İşte Bakterisitler burada devreye girer.
Bakterisitler, metal işleme sıvılarının formülasyonuna eklenen veya tank başında (tank-side) takviye edilen kimyasal koruyuculardır. Temel görevleri şunlardır:
Bakterisitler, mikroorganizma popülasyonunu kontrol altında tutarak sıvının biyolojik olarak parçalanmasını önler. Bu sayede soğutma sıvısının kullanım ömrü 2-3 katına kadar çıkabilir. Daha az sıvı değişimi, daha düşük atık bertaraf maliyeti ve daha az yeni sıvı satın alımı demektir.
Bakteriler üredikçe asidik yan ürünler oluştururlar. Bu asitler sıvının pH dengesini bozar (asitleştirir). Düşük pH, hem işlenen metal parçaların hem de pahalı CNC makinelerinin paslanmasına (korozyona) yol açar. Bakterisit kullanımı, pH dengesinin korunmasına dolaylı yoldan yardımcı olarak korozyon riskini minimize eder.
Kontrolsüz bakteri ve mantar üremesi, operatörlerde cilt tahrişlerine (dermatit) ve solunum yolu rahatsızlıklarına neden olabilir. Ayrıca kötü koku, çalışma ortamının kalitesini düşürür. Etkili bir bakterisit yönetimi, iş güvenliği standartlarını yükseltir.
Bakteri ve mantarlar zamanla birleşerek "biyofilm" adı verilen yapışkan, sümüksü bir tabaka oluşturur. Bu tabaka filtreleri tıkar, boru hatlarını daraltır ve pompalara zarar verir. Bakterisitler bu biyofilm oluşumunu en baştan engeller.
Her bakterisit her sistem için uygun olmayabilir. Seçim yaparken şu faktörler göz önüne alınmalıdır:
Geniş Spektrumlu Etki: Hem bakterilere hem de mantarlara (fungisit özellikli) karşı etkili olmalıdır.
pH Uyumu: Metal işleme sıvısının çalışma pH aralığında (genellikle 8.5 - 9.5) kararlı olmalıdır.
Toksisite ve Yasal Mevzuat: Kullanılan kimyasalın çevre ve insan sağlığı yönetmeliklerine uygun, düşük toksisiteli olması tercih edilmelidir.
Metal işleme süreçlerinde bakterisit kullanımı bir "lüks" değil, "zorunluluktur". Başlangıçta bir maliyet kalemi gibi görünse de; makine parkurunu koruması, sıvı değişim sıklığını azaltması ve üretim duruşlarını engellemesi sayesinde işletmeye büyük tasarruf sağlar. Temiz sıvı, temiz üretim ve sağlıklı bir çalışma ortamı demektir.