17.06.2026
İnsanlık tarihi boyunca dünyayı şekillendirme biçimimiz, doğadan aldığımız büyük parçaları yontarak, keserek veya eriterek küçültmek üzerine kurulu olmuştur. Ağaçları kesip kereste yaptık, kayaları kırıp binalar inşa ettik, devasa metal cevherlerini eriterek motorlar ürettik. Ancak 20. yüzyılın sonlarına doğru bilim insanları, ünlü fizikçi Richard Feynman’ın 1959 yılında verdiği o meşhur "Aşağıda daha çok yer var" (There's plenty of room at the bottom) başlıklı konferansındaki vizyonunu gerçeğe dönüştürmeye başladılar. Artık malzemeleri yukarıdan aşağıya yontarak değil, atomları ve molekülleri tıpkı birer Lego parçası gibi teker teker dizerek, "aşağıdan yukarıya" inşa etme yeteneğine sahibiz.