
Endüstriyel üretimde en büyük maliyet kalemlerinden biri, aşınan veya hasar gören yüksek katma değerli parçaların yenisiyle değiştirilmesidir. On binlerce dolar değerindeki bir gaz türbini kanadı veya devasa bir gemi şaftı, sadece birkaç milimetrelik aşınma yüzünden hurdaya mı ayrılmalı?
Geleneksel kaynak yöntemleri, yüksek ısı girdisi nedeniyle parçayı çarpıtabilir veya metalurjik yapısını bozabilir. İşte bu noktada, 3D baskı ailesinin "cerrahı" olarak bilinen DED (Directed Energy Deposition) teknolojisi devreye giriyor. Hem üretim hem de onarım yeteneğine sahip bu teknoloji, parça ömrünü uzatarak maliyetleri dramatik şekilde düşürüyor.
DED, metal tozunun (veya telin) bir nozuldan püskürtüldüğü ve aynı anda yüksek güçlü bir lazer veya elektron ışını ile eritilerek yüzeye yapıştırıldığı bir eklemeli imalat yöntemidir.
Toz Yataklı (SLM) sistemlerin aksine, DED sistemleri tozu bir hazneye sermez; tozu tam olarak ihtiyaç duyulan noktaya "üfler". Bu özellik, DED'i mevcut parçaların üzerine ekleme yapmak için eşsiz kılar.
Bakım, Onarım ve Operasyon (MRO) süreçlerinde DED teknolojisinin sunduğu avantajlar tartışılmazdır:
Bir kalıbın aşınan köşeleri veya bir türbin kanadının ucu, DED ile orijinal malzemesiyle (örneğin Inconel 718 veya Stellit) yeniden doldurulabilir. İşlem sonrası CNC ile işlenen parça, "sıfırından farksız" hatta bazen daha dayanıklı hale gelir.
TIG veya MIG kaynağı gibi geleneksel yöntemler, ana malzemeyi çok ısıtır ve Isıdan Etkilenen Bölge (HAZ) yaratır. Bu da çatlaklara ve çarpılmalara yol açar. DED ise lazerin odaklanmış enerjisini kullanır; ısı girdisi minimumdur, ana parça zarar görmez.
DED teknolojisi, aynı parça üzerinde farklı metal tozlarını karıştırarak kullanmaya izin verir. Örneğin, bir milin iç kısmını ucuz paslanmaz çelikten yaparken, sadece aşınmaya maruz kalan yüzeyini Tungsten Karbür veya Bronz ile kaplayabilirsiniz. Bu, maliyet/performans optimizasyonunun zirvesidir.
DED sistemleri, SLM sistemlerine göre partikül boyutu konusunda biraz daha toleranslıdır ancak akışkanlık yine kritiktir. Genellikle 45-105 µm veya 50-150 µm aralığındaki küresel tozlar tercih edilir.
En sık kullanılan onarım tozları şunlardır:
Süper Alaşımlar (Inconel 625/718): Yüksek sıcaklık parçalarının onarımı için.
Kobalt Krom (Stellit): Aşınma direnci gereken vana ve yatak yüzeyleri için.
Paslanmaz Çelikler (316L, 17-4PH): Genel korozyon onarımları için.
Titanyum (Ti64): Havacılık yapısal parçaları için.
Günümüzde CNC tezgah üreticileri, frezeleme kafasının yanına bir DED başlığı ekleyerek "Hibrit Makineler" üretmektedir. Bu makineler, önce parçanın kaba şeklini DED ile hızla oluşturur (veya onarır), ardından aynı tezgahta hassas talaşlı imalatını yapar. Bu, "tek bağlamada bitmiş parça" anlamına gelir.
DED teknolojisi, sadece bir üretim yöntemi değil, aynı zamanda stratejik bir sürdürülebilirlik aracıdır. Hurdaya gidecek parçaları hayata döndürerek, hem hammadde israfını önler hem de işletmelerin yedek parça stok maliyetlerini minimize eder. Geleceğin fabrikalarında, her üretim hattının sonunda bir DED onarım istasyonu görmek şaşırtıcı olmayacaktır.