
Napolyon, "Ordular mideleri üzerinde yürür" demişti; bugün ise ordular "yedek parça tedarik zincirleri" üzerinde yürüyor. Modern bir savaş uçağı veya tank, on binlerce parçadan oluşur. Tek bir küçük dişlinin kırılması, milyonlarca dolarlık bir sistemi hurdaya çevirebilir. Geleneksel lojistikte bu parçaları depolamak ve nakletmek devasa bir maliyettir. Ancak 3D Baskı (Katmanlı İmalat) teknolojisi, bu denklemi kökten değiştiriyor: Artık parça taşımıyoruz, sadece "veri" taşıyoruz.
Geleneksel askeri lojistiğin en büyük kabusu "stok maliyeti" ve "teslimat süresi"dir.
Ölü Stok: İhtiyaç duyulma ihtimaline karşı milyonlarca yedek parça depolarda bekletilir. Çoğu hiç kullanılmadan eskir.
Kırılgan Zincir: Bir parça üreticiden ana depoya, oradan cephe hattına gidene kadar aylar geçebilir. Savaş zamanında ikmal konvoyları düşman için açık hedeftir.
3D baskı ile "fiziksel depo" kavramı "sanal depo"ya dönüşür.
Parçalar fiziksel olarak raflarda durmaz; CAD dosyası (3 boyutlu çizim) olarak hard disklerde durur.
İhtiyaç anında dosya seçilir, sahada bulunan 3D yazıcıya gönderilir ve parça saatler içinde üretilir.
Bu sistem, lojistik yükünü %90 oranında azaltır. Sadece hammadde (toz veya filament) taşımanız yeterlidir.
Eskiden 3D yazıcılar sadece basit prototipler yapardı. Şimdi ise doğrudan motorda veya silahta kullanılacak nihai parçalar üretiliyor.
Yüksek Performanslı Polimerler (PEEK ve ULTEM): Bu malzemeler, alüminyum kadar sağlamdır ancak çok daha hafiftir. Isıya ve kimyasallara dayanıklıdır. İHA gövdeleri, braketler ve elektrik kutuları bunlarla basılır.
Metal Tozları (DMLS/SLM): Titanyum, Paslanmaz Çelik ve Inconel tozları kullanılarak, lazerle sinterleme yöntemiyle çok karmaşık metal parçalar üretilir. Bir jet motoru parçası veya silah mekanizması, dökümden daha sağlam şekilde tek parça olarak basılabilir.
Karbon Fiber Takviyesi: Naylon içine kırpılmış karbon fiber eklenerek, çelik sertliğinde kompozit parçalar sahada üretilebilir.
ABD, Çin ve NATO orduları şu anda "Mobil Fabrikalar" kullanmaktadır.
Standart bir nakliye konteynerinin içi, 3D yazıcılar, CNC tezgahları ve tarayıcılarla donatılır.
Bu konteyner helikopterle dağın zirvesindeki bir karakola veya bir uçak gemisinin güvertesine bırakılır.
Asker, kırılan bir parçayı (örneğin bir tüfek dipçiği veya gece görüş dürbünü parçasını) 3D tarayıcı ile taratır, bilgisayarda onarır ve yanındaki yazıcıdan yenisini basar.
Ordular bazen 30-40 yıllık araçlar (tanklar, kamyonlar) kullanır. Bu araçların yedek parçaları artık üretilmiyor olabilir (Obsolescence Management).
Tersine Mühendislik: Kırılan eski parça lazerle taranır, dijital modeli çıkarılır ve 3D yazıcı ile yeniden üretilir. Böylece fabrikası kapanmış bir tankın bile sonsuza kadar yürütülmesi sağlanır.
Lojistik devrimi sadece metal ve plastikle sınırlı kalmayacak. Gelecekte, sahada yaralanan bir asker için "deri dokusu" basabilen biyoyazıcılar veya askerlerin besin ihtiyacına göre "yiyecek basan" gıda yazıcıları da sahra hastanelerinin ve mutfaklarının bir parçası olacak.
3D Baskı ile yedek parça üretimi, sadece bir üretim yöntemi değişikliği değil, bir strateji değişimidir. Tedarik zincirini kısaltan, orduyu daha hafif ve hızlı hale getiren bu teknoloji, "kendi kendine yetebilen birlikler" dönemini başlatmıştır. Geleceğin savaşlarında kazananı, en çok mermisi olan değil, en hızlı "basabilen" belirleyecektir.