
Savaş sahasında "zırh" ve "mermi" arasındaki yarış hiç bitmez. Zırhlar daha sert ve hafif hale geldikçe, mermilerin de daha yoğun, daha hızlı ve daha delici olması gerekir. İşte bu noktada, çeliği peynir gibi kesebilen, uranyumdan sonra en çok tercih edilen stratejik malzeme devreye girer: Tungsten Karbür (WC). Halk arasında "Wolfram" olarak da bilinen bu metal, modern tank mühimmatlarının ve zırh delici fişeklerin kalbini oluşturur. Bu yazımızda, Tungsten Karbür'ün neden "Zırh Avcısı" olarak anıldığını ve balistik bilimindeki yerini inceliyoruz.
Tungsten (Wolfram) metali ile Karbon atomlarının birleşmesiyle oluşan, metalik görünümlü ancak seramik sertliğinde bir malzemedir. Onu savunma sanayi için vazgeçilmez kılan iki temel özelliği vardır:
İnanılmaz Yoğunluk: Tungstenin yoğunluğu yaklaşık 15.6 g/cm3 civarındadır (Saf Tungsten 19.3 g/cm3'tür). Bu, çelikten (7.8 g/cm3) neredeyse iki kat daha ağırdır. Aynı boyuttaki bir kurşun parçasından bile çok daha ağırdır.
Aşırı Sertlik: Mohs sertlik skalasında 9 seviyesindedir (Elmas 10'dur). Bu sertlik, çarpma anında merminin yamulmadan zırha saplanmasını sağlar.
Zırh delici mühimmatlarda patlayıcı (barut dışında) genellikle kullanılmaz. Hasar, tamamen "Kinetik Enerji" ile verilir. Yani mermi bir çekiç, zırh ise bir çivi gibidir.
Matematiksel formüle girmeden mantığı şöyle açıklayabiliriz: Bir cisme ne kadar ağır bir nesneyle ve ne kadar hızlı vurursanız, o kadar çok hasar verirsiniz.
Tank toplarında veya uçaksavar mermilerinde hacim sınırlıdır (namlu çapı bellidir).
Hacmi büyütemiyorsanız, ağırlığı artırmanın tek yolu yoğunluğu artırmaktır.
İşte bu yüzden, çelik yerine iki kat daha ağır olan Tungsten Karbür kullanılır. Bu sayede mermi, muazzam bir momentumla hedefe çarpar.
Modern tanklarda (Leopard, Altay, Abrams) kullanılan ve "Sabot" mühimmatı olarak bilinen APFSDS (Zırh Delici Finli Sabotlu Mermi), aslında uzun, ince bir Tungsten oktur.
Ateşleme: Mermi namludan çıkar.
Ayrılma: Namlu çıkışında, mermiyi kavrayan "Sabot" (taşıyıcı parça) havada ayrılır.
Uçuş: Geriye sadece Tungsten Karbürden yapılmış, dart okuna benzeyen ince bir çubuk kalır.
Vuruş: Bu çubuk ses hızının 5 katı (Mach 5) hızla zırha çarpar. Tungstenin yoğunluğu ve sertliği sayesinde, zırhı eriyik bir sıvı gibi yararak içeri girer.
Dünyada zırh delici mühimmatlarda Tungsten'in tek rakibi "Seyreltilmiş Uranyum"dur (Depleted Uranium - DU).
Uranyumun Avantajı: Kendiliğinden bilenme (self-sharpening) özelliği vardır. Zırha girerken ucu sivrileşir. Ayrıca çarptığında yanarak (piroforik) içeride yangın çıkarır.
Tungstenin Avantajı: Uranyum gibi radyoaktif değildir. Çevresel felaketlere yol açmaz. Üretimi ve depolanması daha güvenlidir. Ayrıca gelişmiş sinterleme teknolojileriyle Tungstenin performansı artık Uranyum ile yarışır hale gelmiştir. Türkiye ve birçok NATO ülkesi, çevresel riskleri nedeniyle Tungsten mühimmatlarını tercih eder.
Tungsten o kadar yüksek bir erime noktasına sahiptir ki (3422 Derece), onu eritip kalıba dökmek neredeyse imkansızdır. Bu yüzden "Toz Metalurjisi" ile üretilir:
Mikron boyutundaki Tungsten ve Karbon tozları karıştırılır.
Bağlayıcı olarak Kobalt (Co) veya Nikel (Ni) tozu eklenir.
Bu karışım yüksek basınçta preslenir.
Fırınlarda sinterlenerek (pişirilerek) nihai sertliğine ve şekline kavuşur.
Tungsten Karbür (WC), modern harp sahasının "balyozu"dur. Zırh teknolojileri ne kadar gelişirse gelişsin, fizik kuralları değişmediği sürece yüksek yoğunluklu bu metale olan ihtiyaç bitmeyecektir. Hem stratejik bir hammadde olması hem de işleme teknolojisinin zorluğu, Tungsten'i savunma sanayinin en kritik maddelerinden biri yapmaktadır.