
Modern savaş sahasında, bir tankın zırhını delmek için patlayıcılara değil, saf fiziğe güvenirsiniz. Kinetik Enerji (KE) mühimmatları, ses hızının birkaç katına (Mach 5+) ulaşan hızlarıyla zırhı adeta bir tereyağı gibi keser. Ancak hız tek başına yeterli değildir; kütle ve yoğunluk gerekir. İşte burada devreye doğanın en yoğun elementlerinden biri girer: Tungsten (Volfram).
Kurşunun çevresel zararları ve Seyreltilmiş Uranyumun (Depleted Uranium) politik/radyoaktif riskleri nedeniyle, dünya orduları artık Tungsten Ağır Alaşımlara (WHA) yönelmektedir. Bu yazımızda, bu süper metallerin savunma sanayindeki kritik rolünü ve zırh delici mühimmatların arkasındaki teknolojiyi inceliyoruz.
Saf Tungsten, 3422°C erime noktasıyla metallerin kralıdır ancak çok kırılgandır ve işlenmesi zordur. Savunma sanayinde kullanılabilmesi için "sünek" (esnek) hale getirilmesi gerekir. Bu nedenle Tungsten, Toz Metalurjisi yöntemleri kullanılarak bir kompozit yapıya dönüştürülür.
Genellikle %90 ila %97 oranında Tungsten tozu; Nikel, Demir veya Bakır tozları ile karıştırılır ve "Sıvı Faz Sinterleme" (Liquid Phase Sintering) işlemine tabi tutulur.
Sonuç: Tungsten parçacıkları sert "çakıl taşları" gibi davranırken, Nikel/Demir matrisi onları bir arada tutan "çimento" görevi görür. Ortaya çelikten çok daha yoğun ama kırılmadan darbe emebilen bir malzeme çıkar.
Tanklarda kullanılan "Sabot" mühimmatları (APFSDS), aslında devasa birer dart oku gibidir. Namludan çıktıktan sonra etrafındaki taşıyıcı parça (sabot) ayrılır ve hedefe sadece ince, uzun bir çubuk (penetratör) gider.
Bu çubuğun malzemesi neden Tungsten Ağır Alaşım olmak zorundadır?
Yüksek Yoğunluk: Tungstenin yoğunluğu (17-18.5 g/cm³), çeliğin yoğunluğunun iki katından fazladır. Aynı hacimde iki kat daha fazla kütle demektir. Fizik kuralı basittir: $Enerji = \frac{1}{2} \cdot Kütle \cdot Hız^2$. Kütle ne kadar büyükse, çarpma enerjisi o kadar yıkıcı olur.
Kendi Kendini Bileyleme (Self-Sharpening): İdeal bir penetratör, zırha çarptığında ucu kütleşip mantarlaşmamalı (mushrooming), aksine kenarları koparak sivri kalmaya devam etmelidir. Gelişmiş W-Ni-Fe alaşımları, zırhın içine girerken sivri formunu koruyacak şekilde tasarlanır.
Küçük Kesit Alanı: Yüksek yoğunluk sayesinde mühimmat çok ince yapılabilir. Bu da hava direncini azaltır ve enerjinin çok küçük bir noktaya odaklanmasını sağlar.
Savunma sanayinde kullanılan iki ana Tungsten Ağır Alaşım sınıfı vardır ve hangisinin kullanılacağını mühimmatın türü belirler:
En yaygın kullanılan türdür.
Özellikleri: Yüksek mukavemet ve süneklik sunar. Manyetiktir.
Kullanım: Zırh delici tank mühimmatları (KEP), şarapnel başlıkları.
Özellikleri: Manyetik değildir (Non-magnetic) ve elektrik iletkenliği yüksektir.
Kullanım: Manyetik sensörlerden etkilenmemesi gereken güdümlü mühimmat parçaları, denizaltı savunma sistemleri ve radar bileşenleri.
Tungsten ağır alaşımlar sadece saldırmak için değil, korumak ve dengelemek için de kullanılır:
Balans Ağırlıkları: Füzelerin, uçak kanatlarının ve helikopter pervanelerinin stabilizasyonu için gereken kompakt ağırlıklar.
Radyasyon Kalkanı: Nükleer denizaltılarda veya X-ray cihazlarında kurşundan %40 daha ince ama aynı korumayı sağlayan kalkanlar.
Modern hava savunma sistemlerinde (örneğin AHEAD mühimmatı), hedefi yok etmek için patlayıcı yerine binlerce küçük Tungsten Silindir kullanılır. Füze veya drone havada yakalandığında, bu tungsten parçacıkları bir "demir yağmuru" oluşturarak hedefin motorunu ve elektroniğini delik deşik eder.
Bir ülkenin savunma gücü, sadece sahip olduğu silahlarla değil, o silahları üretecek hammaddeye erişimiyle ölçülür. Yüksek saflıkta ve doğru tane boyutunda Tungsten, Nikel ve Demir tozlarının tedariki, yerli ve milli mühimmat üretiminin ilk ve en önemli adımıdır.