
Bir füzeyi havada vurabilirsiniz, bir mermiyi zırhla durdurabilirsiniz. Ancak ışık hızında (saniyede 300.000 km) gelen bir lazer ışınını "görüp" kaçamazsınız. Yönlendirilmiş Enerji Silahları (YES), İHA'ları, füzeleri ve optik sensörleri yakarak etkisiz hale getirmek için tasarlanmıştır. Bu yeni tehdit, "Anti-Lazer" savunma teknolojilerini doğurdu. Amaç basit ama uygulaması zordur: Gelen enerjiyi ya ayna gibi geri yansıtacaksınız ya da bir kalkan gibi emip dağıtacaksınız.
Korunmayı anlamak için saldırıyı anlamalıyız. Yüksek enerjili bir lazer (HEL), hedefe çarptığında kinetik bir darbe (yumruk) vurmaz.
Odaklanmış Isı: Lazer, çok küçük bir noktaya muazzam miktarda ısı enerjisi yükler.
Delme ve Kör Etme: Hedefin yüzeyini saniyeler içinde eritir veya sensörlerini (kamera lenslerini) aşırı yükleyerek kör eder.
Şok Dalgası: Isınan yüzeyin aniden buharlaşması, malzeme üzerinde mekanik bir şok etkisi de yaratabilir.
İlk akla gelen savunma yöntemi "Ayna tutmaktır". Eğer gelen ışığın %100'ünü yansıtırsanız, lazer size zarar veremez. Ancak evdeki aynalar işe yaramaz çünkü ışığın %10 kadarını emerler. Bu %10'luk emilim, yüksek güçlü bir askeri lazer karşısında aynanın anında ısınıp patlamasına neden olur.
Çözüm: Dielektrik Aynalar (Bragg Aynaları)
Çalışma Prensibi: Metalik olmayan, farklı kırılma indislerine sahip çok ince (nano boyutta) katmanlar üst üste dizilir.
Seçici Yansıma: Bu katmanlar, sadece lazerin dalga boyunu (örneğin 1064 nanometre) %99.9 oranında geri yansıtacak şekilde ayarlanır. Geriye kalan ışık malzemeyi ısıtmaya yetmez.
Bazen lazer o kadar güçlüdür ki yansıtmak yetmez. Bu durumda "kendini feda eden" malzemeler devreye girer. Buna Ablasyon denir. Uzay gemilerinin atmosfere girerken yanarak gövdeyi korumasıyla aynı mantıktır.
Malzeme: Genellikle grafit, özel reçineler veya mantar bazlı kompozitler kullanılır.
Mekanizma: Lazer çarptığında kaplamanın en üst katmanı gaz haline geçer (süblimleşir). Oluşan bu gaz bulutu, gelen lazer ışınının önünü kesen bir "sis perdesi" oluşturur ve enerjiyi dağıtır. Alttaki ana zırh zarar görmez.
Lazerin en büyük silahı, enerjiyi tek bir noktaya odaklamasıdır. Eğer bu enerjiyi yüzeye hızla yayabilirseniz, delinmeyi önlersiniz.
Yüksek İletkenlik: Gümüş veya Bakır tabanlı alt katmanlar veya Grafen takviyeli yüzeyler, noktasal olarak gelen ısıyı anında tüm gövdeye yayar. Böylece sıcaklık metalin erime noktasına ulaşamaz.
İnternette sıkça "Uçakları beyaza boyasak lazerden etkilenmez" fikri dolaşır. Kısmen doğrudur ancak yetersizdir.
Standart beyaz boya görünür ışığı yansıtır ama askeri lazerler genellikle "Kızılötesi" (IR) dalga boyunda çalışır. Gözümüze beyaz görünen bir boya, lazer için "siyah" (emici) olabilir.
Bu yüzden "Titanyum Dioksit" gibi özel seramik tozları içeren, hem görünür ışıkta hem de kızılötesi spektrumda yansıtıcı olan özel askeri boyalar geliştirilmektedir.
Bilim insanları şu an "Akıllı Kaplamalar" üzerinde çalışıyor.
Doğrusal Olmayan Optik (Non-linear Optics): Bu malzemeler normal ışıkta şeffaftır (sensörler dışarıyı görebilir). Ancak üzerine yüksek enerjili lazer düştüğünde, malzemenin yapısı milisaniyeler içinde değişerek kararır ve ışığı engeller. Bu, özellikle İHA kameralarını kör eden lazerlere karşı en büyük umuttur.
Lazer silahları (kılıç) geliştikçe, koruyucu kaplamalar (kalkan) da gelişmektedir. %99.9 yansıtma sağlayan dielektrik katmanlar ve kendini feda eden ablatif reçineler, şimdilik dronların ve füzelerin hayatta kalma şansını artırmaktadır. Ancak bu savaşta en önemli kural temizliktir; en iyi lazer kalkanı bile üzerindeki bir toz zerresi veya yağ lekesi yüzünden yanabilir.