
Gözlüklerden kurtulup kontakt lens dünyasına adım attığınızda veya mevcut lenslerinizi değiştirmek istediğinizde karşınıza çıkan ilk soru şudur: "Hangi malzemeyi seçmeliyim?"
Kontakt lens kutularının üzerinde veya reçetenizde gördüğünüz "Hidrojel" ve "Silikon Hidrojel" terimleri, sadece kimyasal bir isimlendirme değil, göz sağlığınızı ve konforunuzu doğrudan etkileyen iki farklı teknolojidir. Bu rehberde, lens dünyasının bu iki devini karşılaştırıyor ve hangisinin sizin için daha uygun olduğunu inceliyoruz.
1970'lerde hayatımıza giren hidrojel lensler, sert lenslerden sonra geleneksel "yumuşak lens" devrimini başlatan teknolojidir. Hidrojeller, suyu seven (hidrofilik) plastik polimerlerden yapılır.
Hidrojel lenslerin çalışma prensibi "su" üzerine kuruludur. Korneamızın (gözün şeffaf tabakası) damarları yoktur, bu yüzden ihtiyacı olan oksijeni doğrudan havadan alır. Hidrojel lensler, içerdikleri su sayesinde oksijeni havadan emip korneaya taşırlar.
Avantajı: İnce ve çok yumuşak bir yapıya sahiptirler. Göze ilk takıldığında adaptasyon süresi çok kısadır ve genellikle çok rahat hissedilir.
Dezavantajı: Oksijen iletimi su oranına bağlıdır. Ancak su oranı arttıkça lens kalınlaşmak zorundadır veya çabuk kurur. Bu nedenle oksijen geçirgenliği (Dk/t değeri) sınırlıdır. Uzun süreli kullanımlarda gözde kuruluk ve "nefessiz kalma" hissi yaratabilir.
2000'li yıllarda geliştirilen silikon hidrojel lensler, kontakt lens endüstrisinde bir dönüm noktasıdır. Adından da anlaşılacağı gibi, klasik hidrojel malzemesine "silikon" eklenmesiyle üretilirler.
Silikon, doğası gereği oksijeni çok iyi geçiren bir maddedir. Bu lenslerde oksijenin taşınması için suya ihtiyaç duyulmaz; oksijen doğrudan silikon moleküllerinin arasından geçerek göze ulaşır.
Yüksek Oksijen Geçirgenliği: Hidrojel lenslere göre 5-6 kata kadar daha fazla oksijen geçirirler. Bu, "hipoksi" (gözün oksijensiz kalması) riskini minimuma indirir.
Daha Az Kuruluk: Oksijen taşımak için yüksek su oranına ihtiyaç duymadıklarından, gözyaşını daha az emerler. Bu da gün sonunda oluşan göz kuruluğunu azaltır.
Dezavantajı: Silikon ilavesi lensi biraz daha sert (rijit) yapabilir, ancak modern teknolojilerle (örneğin su gradyanlı lensler) bu sertlik hissi neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Doğru lensi seçmek için yaşam tarzınıza ve göz yapınıza bakmanız gerekir:
Eğer lenslerinizi sabah takıp gece geç saatlere kadar çıkarmıyorsanız veya doktor kontrolünde "gece gözde kalan" lensler kullanıyorsanız, tercihiniz kesinlikle Silikon Hidrojel olmalıdır. Gözün beyaz kalmasını sağlar ve kızarıklığı önler.
Ekran başında çok vakit geçiriyor veya klimalı ortamlarda çalışıyorsanız, su kaybı daha az olan Silikon Hidrojel lensler daha konforlu olacaktır. Hidrojel lensler, kendi sularını kaybettikçe gözyaşınızı emmeye çalışabilir.
Eğer silikon materyaline karşı nadir görülen bir hassasiyetiniz varsa veya daha ekonomik, günlük kullanım (tak-çıkar) için bir seçenek arıyorsanız, klasik Hidrojel lensler hala geçerli ve iyi bir seçenektir.
Günümüzde göz doktorlarının büyük çoğunluğu, uzun vadeli kornea sağlığı için silikon hidrojel lensleri önermektedir. Ancak "en iyi lens" diye bir şey yoktur, "gözünüze en uygun lens" vardır. Teknoloji ne olursa olsun, bir kontakt lens reçetesi almadan önce mutlaka detaylı bir göz muayenesi olmalısınız.
Unutmayın, gözleriniz dünyaya açılan pencerenizdir; onlara hak ettikleri oksijeni verin.